LİMİTED VE ANONİM ŞİRKETLERDE MÜDÜRÜN SORUMLULUĞU

06
Ara2023

LİMİTED VE ANONİM ŞİRKETLERDE MÜDÜRÜN SORUMLULUĞU

 

 

 ANONİM ŞİRKET

Anonim şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi, kural olarak şirketin yönetim kurulunda bulunmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’na göre, yönetim yetkisi ve temsil yetkisi birbirinden ayrı kavramlar olup her biri yönetim kurulu üyesi olmayan üçüncü kişilere (genel müdür ve müdürlere) ayrı ayrı devredilebilir.

  1. Yönetim Yetkisi Bakımından Genel Müdür

TTK’nın  367nci maddesi “- (1) Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. …

 (2) Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir. “ hükmüne amirdir.

Bu kapsamda asıl olan Anonim Şirketin Yönetim Kurulu tarafından yönetilmesidir ancak iç yönergede düzenlenmesi koşulu ile yönetimin bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya herhangi bir üçüncü kişiye devredilmesi mümkündür.

Yönetimin 3. Kişiye devredilmesi halinde bu kişi Genel Müdür sıfatı ile adlandırılmaktadır.

Genel Müdürün yetkilerinin mutlaka iç yönerge ile belirlenmesi bir kanuni zorunluluktur.  Genel müdür, temsil yetkisini iç yönergede kendisine çizilen sınırlar içerisinde kullanmakla yükümlüdür. Genel müdürün iç yönergede yetkisinin tanınmadığı her işlem için temsil yetkisi Yönetim Kuruluna aittir.

Genel müdüre iç yönerge ile tam temsil yetkisi tanınmış olsa bile, Genel müdür, şirketi yönetirken şirket menfaatlerini gözetme ve görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirme sorumluluğu altındadır. Yalnızca TTK’da şirketler topluluğu yönünden özen yükümlülüğüne bazı istisnalar getirilmiştir.

Kendisine tam yetki tanınmamış bir Genel Müdür, iç yönergede kendisine yetki verilmeyen bir hususta karar alır ise, bu durumda yönetim kurulunun yetki alanına girmiş olacak ve TBK “ vekaletsiz iş görenin sorumluluğu”na ilişkin hükümler uygulama alanı bulacaktır.

  1. Temsil Yetkisi Bakımından Genel Müdür

TTK 37nci madde kapsamında; Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir.

Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır.

Yönetim kurulunun devredilemez nitelikteki görev ve yetkilerine dahil olan konularda temsil yetkisinin devredilebilmesi mümkün değildir. Bunlar TTK 375nci maddesinde sayılmıştır.

Şirketi temsile yetkili olan bir genel müdür, şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işi ve hukuki işlemi, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilir. Bu anlamda, temsil yetkisinin kapsamı, “şirketin amacına ve işletme konusuna giren” her çeşit işler ve hukuki işlemlerdir.

Yönetim ve temsil yetkisine sahip bir genel müdürün, eylemlerinden kanunen şirket sorumludur. Ancak genel müdürün haksız fiilinden ya da şirketin amacı ve işletme konusu dışında gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle şirketin kendisine rücu hakkı saklıdır.

Yönetim kurulu tarafından temsile yetkili kişiler ve bunların temsil şekillerini gösterir karar alınır, noterlikçe onaylanır ve Ticaret Sicilinde tescil ve ilan edilir.

 

  1. LİMİTED ŞİRKETLERDE

TTK m. 623/1 ve m. 616/1-(b) uyarınca şirketin yönetim ve temsil yetkisi esas sözleşme veya ortaklar genel kurulu kararıyla bir veya birden fazla ortağa tanınabileceği gibi üçüncü kişilere de bırakılabilir. Bununla birlikte, şirketin yönetimi ve temsili tamamen üçüncü kişilere bırakılamaz. En azından bir ortağın şirketi yönetim ve temsil hakkının bulunması gerekir.

Müdür gerçek kişi olabileceği gibi, tüzel kişi de olabilir. Şirket müdürlerinin Türk vatandaşı olması veya yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şartı da yoktur.

Müdürün birden fazla olması durumunda, müdürler kurulu oluşturulması söz konusu olur ve anonim şirketlerdeki düzenlemeler kıyasen burada da uygulama alanı bulur. Bu kapsamda TTK 624ncü maddeye göre, birden fazla müdür olması halinde bunlardan bir tanesi müdürler kurulu başkanı olarak atanır. Başkan olan müdür, genel kurulun toplantıya çağrılması ve genel kurul toplantılarının yürütülmesinde yetkilidir, bununla beraber genel kurul başka bir yönde karar almadığı veya esas sözleşmede farklı bir düzenleme öngörülmediği hallerde tüm açıklamaları ve ilanları da başkan olan müdür yapar.

Müdürler, genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararların yürütülmesini sağlamaya yetkilidir.

Müdürlerin birden fazla olması halinde kararlar oy çoğunluğuyla alınmakta olup eşitlik durumunda ise başkan olan müdürün oyu üstün sayılmaktadır.

Tüzel kişinin müdür olarak atanması, sorumluluk bakımından önem taşır. Tüzel kişilerin müdür olarak atanması durumunda, sorumluluk, tüzel kişi adına eylemde bulunan ve işlem yapan gerçek kişiye değil, doğrudan tüzel kişiye ait olur.

Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu aşağıdaki hükümler çerçevesinde düzenlenmiştir:

TTK m. 632 hükmü gereğince, limited şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişi, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket sorumlu tutulmuştur. Limited şirket müdürleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Bu kapsamda, müdürler, kusurlu hareket etmediklerini ispat ettikleri oranda, sorumluluktan kurtulacaklardır.

Yukarıda bahsedilen genel sorumluluk hali dışında müdürlerin sorumlulukları aşağıdaki gibidir:

  • Belgelerin ve Beyanların Kanuna Aykırı Olması (TTK m. 549)
  • Sermaye Hakkında Yanlış Beyanlar ve Ödeme Yetersizliğinin Bilinmesi (TTK m. 550)
  • Değer Biçilmesinde Yolsuzluk (TTK m. 551)
  • Kurucuların, Yönetim Kurulu Üyelerinin, Yöneticilerin ve Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu (TTK m. 553)
  • Kamu Borçlarından Dolayı Sorumluluk: 6183 sayılı “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun” uyarınca; limited şirketten tahsil edilemeyen (vergi vb.) kamu borçlarından, şirket ortakları ve müdürleri “şahsen” ve “şahsi mal varlıkları ile” herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın sorumlu tutulmuştur. Ortaklar şirket payları oranında sorumlu iken, sorumluluk şirket müdürleri açısından genişletilmiş olduğundan borcun tamamından sorumlulukları söz konusudur. Bu kapsamda şirket ortağı olan müdür bakımından sorumluluk pay oranı ile sınırlı olmaksızın tamamı yönündendir.

Buna karşılık, Limited şirketlerin özel nitelikteki ticari borçlarından şirket müdürlerinin şahsi olarak sorumlulukları mevcut olmamaktadır.

  • Son olarak, Limited şirketlerde “cezai sorumluluk” yönünden TTK’ya göre, yasal temsilci olan yönetim kurulu üyeleri veya müdürler sorumludur. Cezaların şahsiliği ilkesi gereği, hakim ve savcılar tarafından fail belirlenmesinde, somut olay yönünden şirket yapısı içerisindeki her üye veya müdürün durumu tek tek ele alınmaktadır. Bu sebeple şirket müdürlerinin, suçun işlenmesinde herhangi bir kastının, kusurunun olmadığını, talimat ve prosedürleri gereği gibi yerine getirdiğinin ispat edilmesi; sorumluluktan kurtulmaları için son derece önemlidir. Aynı zamanda, şirket müdürlerinin görevlerinin sınırlarının belirlenmesi ve bu kapsamda sicil gazetesinde ilan edilmesi de 3. Kişiler ve olaylar bakımından önemlidir.

 

 

 

Leave your comment

Please enter your name.
Please enter comment.

Uyarı!


Dolandırıcılar tarafından Atalan Hukuk Bürosu adıyla, aranarak para tahsilatı yapılmak istendiği öğrenilmiştir. Büromuz tarafından aranılarak para tahsilatı işlemi yapılmadığını ve arayan bu şahıslara itibar edilmemesi gerektiğini bilgisini kamuoyunun dikkatlerine önemle sunarız.

This will close in 10 seconds